JEWEL PORT TASARIM HİKAYESİ
Biz Ünsal Şirketler Grubu olarak hem bugün hem de gelecek için tasarlanmış yüksek kaliteli yaşam alanları inşa ediyoruz ve projelerimizin altına imzamızı atmaktan gurur duyuyoruz. Bu anlayış çerçevesinde tutkuyla bağlı olduğumuz işimizi, insanımıza modern yaşam biçimleri, şehrimize ve ülkemize de model yaşam alanları sunmanın çabası içinde yürütüyoruz. İlkemiz, topluma hizmet etmek ve ülkemizin refahına sonsuz önem vermektir. Ülkemizin yapı anlayışını değiştirme misyonuyla gerçekleştirdiği farklı ve çizgi dışı projeleriyle Türkiye ekonomisine katma değer, insanımızın yaşamına da artı değer sağlamayı amaçlıyoruz.
Sektördeki engin tecrübemizden hareket ederek insana ve çevreye duyduğumuz saygıyla dünü, bugünü ve yarını gelecekle buluşturuyor, yapı sektöründe çığır açan projelerimizle geleceği inşa etmeye devam ediyoruz.
Biz, Ünsal Şirketler Grubu olarak müşterilerimizin yaşam kalitesini yükseltecek yaşam alanları inşa etmeye; işlevsel ve estetik bağlamda birebir örtüşen güvenli yuvalar kurmaya devam edeceğiz. Her girişimimizde ülkemize değer üretmek için çalışma kararlılığımızı sürdüreceğiz.
Orhan ÜNSAL
Ünsal Group Yönetim Kurulu Başkanı
JEWEL PORT TASARIM HİKAYESİ
Proje alanı, Esenboğa Havalimanı bölgesinde konumlanmaktadır. Bu referans noktası, projeye yalnızca fiziksel bir erişilebilirlik değil; aynı zamanda kentsel ölçekte görünürlük ve temsil değeri kazandırmaktadır. Tasarım; modüler konut birimleri, ticari alanlar, sosyal donatılar, yeşil alanlar ve açık otopark kullanımlarını bütüncül bir kurgu içinde ele alır.
Yapı, simgesel ve heykelsi bir kütle anlayışıyla tasarlanmıştır. Bulvar üzerinde güçlü bir siluet oluşturan lineer kütle, yalnızca bir konut yapısı değil; bölgeyi tanımlayan, ona kimlik kazandıran bir referans noktasıdır. Kütlenin dinamik kurgusu, mimariyi durağan bir nesne olmaktan çıkarıp çevresiyle etkileşime giren bir mekânsal organizmaya dönüştürür. Cephe tasarımında ritim ana tasarım girdisi olarak ele alınmıştır. Oluşturulan ritmik hareket, dairelere ait terasları tanımlarken yapı ölçeğini parçalayarak insan ölçeğine yaklaştırır. Bu tekrar eden ancak kontrollü kırılmalar, cephede güçlü bir hareket algısı yaratırken, ışık-gölge oyunlarıyla cephede doğal bir derinlik oluşturur. Lineer kütle, belirli açılarla kırılarak farklı manzara açıları oluşturmuştur. Ana kütledeki kırılmalar yalnızca mimari bir jest değil; peyzajla kurulan ilişkinin de bir uzantısıdır. Kütle içerisinde oluşturulan sosyal kat bahçeleri, projeye nefes aldıran boşluklar olarak kurgulanmıştır. Bu kat terasları, doğal hava sirkülasyonunu desteklerken aynı zamanda farklı kotlar arasında komşuluk ilişkilerini güçlendirir. Cephede hissedilen ritmik izler, ticari birimlerin tasarım diline de yansıtılmıştır. Bu yaklaşım, farklı fonksiyonlara sahip kütleler arasında bütüncül bir kimlik oluşturur.
Sonuç olarak proje; hareket, ritim ve kırılma kavramları üzerinden şekillenen, bulunduğu bağlamla güçlü bir ilişki kuran ve kentsel ölçekte simgesel bir değer üretmeyi amaçlayan çağdaş bir yaşam alanı sunmaktadır.
Sedat DULKADİROĞLU
Sedat Dulkadiroğlu Mimarlık